Mektuplar: Süleyman ve François

Yayınlandı: 27/06/2011 / Tarih

1525’te, esaret altında yaşayan Fransa Kralı François’nın elçileri İstanbul’a geldi. Fransızlar, Kutsal Roma İmparatorluğu’na karşı Osmanlılarla ittifak yapmak istediklerini belirtiyor, karşılığında Padişah’ın istediği her şeye razı olduklarını iletiyordu. Vezir-i Âzam İbrahim Paşa, elçileri dinledikten sonra onlara Padişah’ın mektubunu verdi. Padişah’ın cevabı İbrahim Paşa tarafından kaleme alınmıştı ve şöyle yazıyordu: “Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla. Ben sultanların sultanı, ülkelerin hükümdarlarına taç giydiren, Karadeniz’in ve Akdeniz’in hakimi, Macaristan’dan Yemen’e bütün bölgelerin İmparatoru, Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han’ım. Sen ki, Fransa Kralı François’sın! Kralların sığınağı olan Osmanlı ülkesine yolladığınız elçilerden öğrendiğime göre düşman, ülkenizi harap ederken siz de hapsolmuşsunuz ve kurtulmak için benden yardım istiyorsunuz. Yaşadığımız zamanda İmparatorların mağlup edilmesine ve hapsedilmesine şaşmamak gerekir. Yüreğiniz teselli bulsun. Ruhunuz hiçbir zaman ümidini kaybetmesin. Ben düşmanımı yenmek için onun kalelerini zapt ettim, toprağını çiğnedim ve hep kılıcımla uyudum. İlahi adalet, hayırlı işi kolay yapmamızı sağlasın. Elçinizi olayların durumu ve gelişimi hakkında sorguya çekiniz. Size söyleyeceği şeylere inanın ve bilin ki her şey öyledir.”

Yine o tarihlerde, Kudüs’teki Saint Sepulcre Kilisesi üzerinde hak iddia eden François’ya Sultan Süleyman şöyle yazmıştı: “Topraklarımın içinde bulunan Kudüs’te, Hz. İsa’nın ümmetine ait kilisenin cami yapıldığından bahsediyordunuz. Eğer bu bir mülkiyet meselesi olsaydı, benimle sizin aranızdaki mevcut dostluk ilişkisine dayanan arzularınız bahtiyarca karşılanırdı. Lakin burada menkul ya da gayrimenkul bir mesele yoktur. Bu tamamıyla dinimizin vecibesidir. Bu kilise çok eskiden beri cami gibidir ve müminler orada namaz kılarlar. Şimdi bizim cami olarak kabul edilmiş yerde bir değişiklik yapmamız söz konusu değildir. Fakat İslam ibadetlerine ayrılmış yerler haricinde kimse kiliselere el süremez. Bizim düzenimizde her din, istediği gibi yeşerir ve ibadetini özgürce yapar. Hal bu durumdayken herhangi bir kimsenin bu huzuru bozmasına imkân yoktur. Bu böyle anlaşıla!”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s