Alaeddin’in Kurumsal Reformları

Yayınlandı: 05/08/2011 / Tarih

Osman Bey’in oğlu Orhan Gazi başa geçtiğinde, kardeşi Alaeddin’e hükümetin bölüşülmesini teklif etti. Osmanlı Beyliği’nin ilk siyasal ve idari kurumlarının kurucusu olan Alaeddin, Orhan’ı biricik mirasçısı göstermiş bulunan babasının vasiyetine saygı göstererek, kardeşinin sürülerinin yarısını bile kabul etmedi. Sadece âdetlere uygun olarak Nilüfer Çayı’nın batı yakasına düşen Kete Vadisi’ndeki bir köyü istedi. Alaeddin gerçek bir devlet adamı gibi düşünmüş ve daha yeni kurulan beyliğin bölünerek zayıflamasını istememişti. Bunun üzerine Orhan Bey ona, “Mademki sana teklif ettiğim atları, inekleri, koyunları almak istemiyorsun; milletimin çobanı yani vezir ol,” dedi. Alaeddin bunu uygun gördü ve devlet yükünün ağırlığını Orhan Bey ile bölüştü.

Bundan sonra Orhan Bey yeni fetihlerle durmadan devletin sınırlarını genişletecek, Alaeddin ise devletin esaslarını yeni kurumlarla kuvvetlendirecekti. Orhan Bey, bir beylik olarak aldığı idareyi devlete dönüştürmeye başlıyordu.

Vezir Alaeddin’in ilk kanunları dört ana konuyla ilgiliydi: Para, bürokrasi, kıyafet ve ordu.

Doğu’da para basmak ve cuma namazında adını andırmak, hükümdarlığın temel haklarındandır. Alaeddin, o güne kadar Konya Selçukluları adına basılan paraların bundan sonra Orhan Bey’in adını taşıması gerektiğini söyledi. Böylece üzerinde Orhan Bey’in resmi olan ilk Osmanlı parası “akçe” basıldı.

İkinci olarak “Tahrir” adı verilen, bugünkü anlamıyla toplum ve devleti ilgilendiren konularla ilgili istatistik verilerinin tutulması ve kaydedilmesi sisteminin tohumlarını attı. Osmanlılarda bütün tebaayı ilgilendiren toprağın sıkı devlet gözetimi altında tutulması ve üretimin aksamaması gerekiyordu. Tarım toprakları, “raiyet çiftliği” denilen ufak aile tarım birimlerine bölünür ve köylü tasarrufuna verilirdi. Bu birimlerin kaybolmaması, devamlı kontrol edilmesini gerektirirdi. Bu da, zaman zaman yapılan toprak ve köylünün sayımıyla, yani tahrir sistemiyle sağlanırdı. Raiyet çiftliklerini ve gelirlerini tespit eden ayrıntılı defterlere “mufassal defter” denirdi.

Osmanlı hükümetinin toprak tasarrufunu ve üretimini sıkı gözetim altında tutması, bir yandan “tımar” ordusunu ayakta tutmak için de bir zorunluluktu. Devletin süvari ordusunu oluşturanlar “tımarlı sipahiler”di. Para ekonomisinin geri olduğu bu dönemde, köylüden aynen tahsil olunan ürün vergilerini köylere yerleştirdiği bu atlı askerine tahsis etmesi zorunluydu. Özellikle uzak bölgelerdeki köylerde yerleşmiş bu askerlerin tımarları, intikalleri, her türlü değişikliği devamlı gözetim zorunluluğu, zaman zaman yoklama ve kontrolü gerektirirdi. Bu kontrol, tahrir sonucu düzenlenen tımar, “icmal” defterleriyle sağlanır ve zamanla meydana çıkan değişiklikler “tevcih” defterleriyle izlenirdi. Bu istatistik listeleri sayesinde merkezdeki bürokrat, bir sancakta hangi köyde hangi statüde ne kadar nüfus bulunduğunu, köylülerden hangilerinin ne kadar toprağı olduğunu, hangilerinin topraksız olduğunu, ürettiği ürün miktarı ve fiyatını kısa zamanda bulur, belirler ve gereken kararı alırdı. Özetle, tahrir ve defter-i hakani sistemi, belli bir idare sistemini uygularken doğru ve kapsamlı verilere gereksinimi karşılayan özgün bir istatistik sistemidir. Zamanla padişahlar, yeni fethedilen yerlere bir emin ve kâtipten oluşan bir komisyon göndererek o ülkeyi “tahrir” edeceklerdi. Tahrir eminine hükümdar tarafından verilen yetki beratında, tahririn nasıl yapılacağı ayrıntılı biçimde anlatılacak, buna göre fethedilen yerdeki bütün nüfus ve gelir kaynakları deftere geçirilecek, o ülkeye ya da bölgeye ait, nüfus hareketi, alınacak vergi miktarı, sağlanması öngörülen gelirler gibi esaslar belirlenecekti.

Alaeddin daha sonra kıyafet sorununu ele aldı. Devletin ve ordunun resmi kıyafetleri belirlendi. O zamanlar Rumlar sırma işlemeli külah, Türkler de renk renk tülbentle süslü ve kırmızı keçeden yapılmış külah giyerlerdi. Devleti bu iki halktan ayırmak için askerlerle padişahların eli altındaki memurlara beyaz keçeden külah giydirildi. Orhan Bey’in sarığının ön tarafında kayık şeklinde kabartmalar vardı.

Alaeddin’in kurumlarının dördüncüsü ve en önemlisi, sürekli ve aylıklı bir ordu meydana getirmesidir. Bunun kuruluşu, Ortaçağ tarihinde sürekli orduların türeticisi sayılan Fransa Kralı VII. Charles’tan bir yüzyıl önce olmuştur. Ertuğrul ve Osman Beyler, savaşlarda yalnız “akıncı” denilen süvariler ve az sayıda piyade kullanılırlardı ki, sefer açılacağı zaman bunları bir süre önce toplamak gerekirdi. İlk defa olarak Orhan Bey sürekli olmak üzere aylıklı piyadelere sahip oldu. Kendilerine günde 1 akçe bağlanan bu askerlere, piyade anlamına gelen “yaya” adı verildi. Ordu onar, yüzer ve biner askerden oluşan kısımlara ayrıldı, başlarına da “onbaşı”, “yüzbaşı” ve “binbaşı” adı verilen komutanlar atandı.

Alaeddin, aylıklı ve düzenli ordunun kurulmasını takiben ordunun diğer bölümlerini de düzeltti. Askerin yalnızca fetihten değil, korumadan da sorumlu olması için alınan yerlerin asker arasında bölüştürülmesine karar verildi. Buna göre, o zamana kadar aylık verilen düzenli piyade askeri, para yerine toprak almaya başladı. Bu topraklar sonraları “tımar” şeklini kazandı. Ayrıca bir süre sonra bu sınıf piyade yerine süvarilerden oluşmaya başlayacak ve adına da “tımarlı sipahi” adı verilecekti. Dağınık piyadenin aylığı ve toprağı yoktu. Bunlara hafif piyade anlamına gelen “azap” denildi. Azaplar savaş zamanı köy meydanlarında hükümdarın tellalları tarafından sefere çağırılan, eli silah tutan köylülerden oluşuyordu.

Akıncılar ise, süvarilerden oluşmuş, zamanla gelişmiş, özellikle I. Murad’ın devrinden sonra komşu ülkelerin sınır kentlerini yağmalayarak korku ve saygı uyandırmışlardır. Ayrıca asıl ordunun gelişinden önce düşman topraklarındaki orduları yorar, asıl orduya zaman kazandırırlardı. Akıncılar, günümüzde sınır ötesi operasyonlarda görev yapan özel birliklerin atalarıdır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s